• +90 546 684 12 34
  • aysundelikanli@gmail.com
  • Hacet Mahallesi, Canlılar Sokak, Şifalar Plaza No:5 Kat:4 Daire:10, Alanya/Antalya

Ticari Alacakların Tahsili: İcra Takibi, Dava ve Arabuluculuk Süreci

Şirketlerin nakit akışını etkileyen başlıca hukuki sorunlardan biri, vadesi geldiği hâlde ödenmeyen ticari alacaklardır. Bir alacağın tahsili için izlenecek yol; alacağın dayanağına, taraflar arasındaki sözleşmeye, mevcut belgelere ve borçlunun itirazlarına göre değişebilir.

Ticari alacak yönetimi, yalnızca icra takibinin başlatılması aşamasından ibaret değildir. Sözleşmenin kuruluşundan faturalandırmaya, teslim belgelerinden yazışmalara kadar bütün kayıtların düzenli tutulması, ileride doğabilecek uyuşmazlığın ispatı bakımından önem taşır. Konuya ilişkin daha geniş çerçeve Şirketler İçin Kurumsal Hukuki Danışmanlık Rehberi içinde yer almaktadır.

Ticari Alacağın Dayanağı Önce Belirlenmelidir

Alacağın sözleşmeye, faturaya, cari hesap ilişkisine, çek veya senede, mal teslimine ya da hizmet ifasına dayanması izlenecek hukuki yolu etkiler. Bu nedenle yalnızca borç tutarına değil, alacağın hangi hukuki ilişkiden doğduğuna bakılmalıdır.

Sözleşme, sipariş formu, teslim tutanağı, irsaliye, e-posta ve mesaj yazışmaları, banka kayıtları, faturalar ve ticari defterler somut uyuşmazlıkta önem taşıyabilecek belgeler arasındadır. Bunların hukuki ve ispat değeri her olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Vade ve Temerrüt Durumu

Alacağın muaccel olup olmadığı ve borçlunun temerrüde düşüp düşmediği tahsil sürecinin temel unsurlarındandır. Vade sözleşmede açıkça belirlenmiş olabilir veya tarafların işlem biçimine ve uygulanacak kanun hükümlerine göre tespit edilebilir.

Faiz talebi bakımından da ticari işin niteliği, tarafların sözleşmesi ve ilgili mevzuat önemlidir. Bu nedenle faiz oranı ve başlangıç tarihi her alacak için aynı şekilde kabul edilmemelidir.

İcra Takibi mi, Dava mı?

Alacağın niteliğine göre ilamsız icra takibi, kambiyo senetlerine özgü takip yolları veya doğrudan dava gündeme gelebilir. Borçlunun icra takibine itiraz etmesi hâlinde uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali gibi farklı hukuki yollar söz konusu olabilir.

Hangi yolun tercih edileceği yalnızca hız açısından değil, eldeki belgeler, görevli mahkeme, zamanaşımı ve ispat durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu m. 4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Bu düzenleme, her şirketler arası uyuşmazlığın otomatik olarak dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu anlamına gelmez. Öncelikle uyuşmazlığın hukuken ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve talebin TTK m. 5/A kapsamına girip girmediği belirlenmelidir.

Arabuluculuk Sürecinde Belgelerin Önemi

Arabuluculuk sürecinde de uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşme, fatura, teslim belgesi, cari hesap dökümü ve ödeme kayıtlarının düzenli biçimde hazırlanması önemlidir. Tarafların uyuşmazlık konusunu ve talep miktarını doğru belirlemesi, sürecin sağlıklı yürütülmesini kolaylaştırır.

Arabuluculukta anlaşma sağlanıp sağlanmaması tarafların iradesine bağlıdır. Anlaşma sağlanamaması hâlinde, dava şartının yerine getirilmiş olması kaydıyla ilgili dava veya diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.

Zamanaşımı ve Süreler

Ticari alacaklarda zamanaşımı süresi alacağın kaynağına göre değişebilir. Bu nedenle bütün ticari alacaklar bakımından tek bir zamanaşımı süresinden söz etmek doğru değildir.

Alacak uzun süre takip edilmeden bırakıldığında yalnızca zamanaşımı değil, delillerin kaybolması, şirket kayıtlarının dağılması veya borçlunun mali durumunun değişmesi gibi fiilî sorunlar da ortaya çıkabilir. Bu nedenle alacakların düzenli olarak izlenmesi şirket içi risk yönetiminin bir parçasıdır.

Şirket İçinde Alacak Takip Sistemi Kurulması

Şirketlerin alacaklarını yalnızca uyuşmazlık çıktıktan sonra değerlendirmesi yerine; vade takibi, ihtar prosedürü, belge saklama, teminat kontrolü ve hukuki sürece aktarım aşamalarını önceden belirlemesi daha sistemli bir yöntem sağlayabilir.

Bu sistem, finans ve muhasebe birimleri ile hukuki süreçlerin birbirinden kopuk ilerlemesini önlemeye yardımcı olur.

Sonuç

Ticari alacakların tahsili; alacağın hukuki niteliğinin, belgelerin, vadenin, faiz ve zamanaşımının birlikte değerlendirilmesini gerektirir. İcra takibi, arabuluculuk ve dava yollarının hangisinin uygulanacağı somut uyuşmazlığa göre belirlenmelidir.

Şirketlerin ticari alacaklar, sözleşmeler ve uyuşmazlık yönetimine ilişkin genel hukuki çerçevesi için Şirketler İçin Kurumsal Hukuki Danışmanlık Rehberi incelenebilir.

Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir alacak veya uyuşmazlık bakımından uygulanacak hukuki yol ayrıca değerlendirilmelidir.

Resmî Kaynaklar

Bir yanıt yazın