• +90 546 684 12 34
  • aysundelikanli@gmail.com
  • Hacet Mah. Şifalar Plaza No:5 Daire:10 Alanya/Antalya

İş Kazası Tazminat Rehberi

İş Kazası Tazminat Rehberi

İş kazası, çalışan açısından yalnızca o anda yaşanan bir yaralanma veya sağlık sorunu değildir. Kazanın ardından tedavi süreci, geçici veya sürekli iş göremezlik, gelir kaybı, çalışma gücünün azalması, psikolojik etkiler ve iş ilişkisinin devam edip etmeyeceği gibi birçok hukuki ve ekonomik sorun ortaya çıkabilir. Bu nedenle vatandaşların bilgisine sunulmak üzere iş kazası tazminat rehberi oluşturulmuştur.
İş kazası sonucunda çalışanın veya hayatını kaybeden işçinin hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan doğan sosyal sigorta hakları bulunduğu gibi, olayda sorumluluğu bulunan işverene ve şartlarına göre üçüncü kişilere karşı maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı da gündeme gelebilir.
Bu nedenle iş kazasından sonra yalnızca SGK’ya yapılan bildirim veya hastaneden alınan raporla sürecin tamamlandığı düşünülmemelidir. İş kazasının hukuken tespit edilmesi, kusur durumunun belirlenmesi, sürekli iş göremezlik oranının ortaya konulması ve gerçek zararın hesaplanması birbirinden farklı aşamalardır.
Aşağıdaki size sunulan iş kazası tazminat rehberinde,  iş kazası tazminat davasının başından sonuna kadar nasıl ilerlediğini, hangi tazminatların talep edilebileceğini, delillerin nasıl toplanması gerektiğini, zamanaşımı ve mahkeme sürecini ve en çok merak edilen soruların cevaplarını ayrıntılı şekilde bulabilirsiniz.

İş Kazası Nedir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bakımından iş kazası, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevle işyeri dışında bulunduğu sırada, işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında veya kanunda belirtilen diğer durumlarda meydana gelen ve sigortalıyı bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olayları kapsar.
Dolayısıyla bir olayın iş kazası sayılması için mutlaka fabrika, şantiye veya üretim alanında meydana gelmesi gerekmez.
Örneğin;
  • İşyerinde meydana gelen düşme,
  • Makine veya ekipman nedeniyle yaralanma,
  • İnşaat alanında meydana gelen kaza,
  • İş nedeniyle kullanılan araçla meydana gelen trafik kazası,
  • İşveren tarafından görevlendirme nedeniyle işyeri dışında meydana gelen kaza,
  • İşverenin sağladığı servis aracıyla işe gidiş veya işten dönüş sırasında meydana gelen olay,
olayın özelliklerine göre iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
SGK da iş kazasının kapsamını bu çerçevede açıklamakta ve iş kazası sigortasından yararlanabilmek için ayrıca belirli bir prim günü şartı aranmadığını belirtmektedir.
Burada önemli olan, olayın yalnızca işveren tarafından “iş kazası” olarak kabul edilip edilmemesi değildir. Olayın hukuki niteliği somut olayın koşulları, belgeler, tanık anlatımları, SGK incelemesi ve gerektiğinde mahkeme tarafından değerlendirilir.

İş Kazası Geçirildiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?

İş kazasından sonra yapılacak ilk işlemler, ileride açılabilecek tazminat davasının sonucunu doğrudan etkileyebilir. Özellikle ciddi yaralanmalarda öncelik elbette tıbbi müdahaledir. Bunun yanında mümkün olduğu ölçüde aşağıdaki hususların da kayıt altına alınması gerekir:
1. Sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır
Kazanın iş kazası olduğu sağlık kuruluşuna açık şekilde bildirilmelidir. Muayene ve tedavi kayıtlarında olayın nasıl meydana geldiğinin doğru şekilde yer alması önemlidir. Örneğin “evde düştüm” şeklindeki hatalı veya eksik bir kayıt, daha sonra olayın iş kazası olduğunu ispatlamayı zorlaştırabilir.
2. Kaza işverene bildirilmelidir
İş kazasının işveren tarafından gerekli mercilere bildirilmesi gerekir. 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/a sigortalılarının geçirdiği iş kazasının işveren tarafından SGK’ya kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirilmesi gerekir. Ayrıca işverenin kazanın meydana geldiği yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında da işverenin iş kazalarını kayıt altına alma ve SGK’ya bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
3. Kaza tutanağı ve diğer belgeler alınmalıdır
Varsa;
  • İş kazası tutanağı,
  • Kolluk tutanağı,
  • İşyerindeki kamera kayıtları,
  • Fotoğraflar,
  • Tanık bilgileri,
  • İş güvenliği belgeleri,
  • Risk değerlendirmeleri,
  • Eğitim belgeleri,
  • İş ekipmanlarına ilişkin kayıtlar,
  • Sağlık raporları,
  • Epikrizler,
  • Ameliyat belgeleri,
  • İstirahat raporları,
muhafaza edilmelidir. Özellikle kamera kayıtlarının zaman içinde silinebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle önemli bir iş kazasında delillerin mümkün olduğunca erken güvence altına alınması gerekir.

İş Kazası Nedeniyle Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?

İş kazası sonucunda meydana gelen zararın niteliğine göre farklı tazminat kalemleri gündeme gelebilir.

1. Maddi Tazminat

Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde bedensel zarar kapsamında özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya tamamen kaybedilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar düzenlenmiştir.
İş kazasına göre maddi zarar kapsamında özellikle;
  • Geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan zararlar,
  • Sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan çalışma gücü kaybı,
  • Kazanç kaybı,
  • Tedavi sürecinde ortaya çıkan ve talep edilebilir nitelikteki giderler,
  • Bakıcı ihtiyacından kaynaklanan zararlar,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar,
değerlendirilebilir. Ancak her iş kazasında bu kalemlerin tamamının otomatik olarak ödeneceği düşünülmemelidir. Tazminat miktarı; kazanın sonuçlarına, kusur durumuna, maluliyet veya sürekli iş göremezlik oranına, çalışanın yaşına, gelirine, mesleğine ve somut olayın diğer özelliklerine göre belirlenir. (Kaynak: Borçlar Kanunu)

2. Manevi Tazminat

İş kazası yalnızca ekonomik bir zarar doğurmayabilir. Yaralanmanın ağırlığı, tedavi süreci, kalıcı sağlık sorunları, kişinin günlük yaşamındaki etkilenme ve olayın diğer özellikleri manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde önem taşır.
Manevi tazminatın amacı, yaşanan acı ve elem için ekonomik bir karşılık oluşturmak olup maddi tazminattan farklı bir nitelik taşır. Manevi tazminat miktarı hesaplanırken yalnızca maaş veya maluliyet oranı üzerinden matematiksel bir formül uygulanmaz. Mahkeme somut olayın özelliklerini, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, olayın ağırlığını ve meydana gelen zararın niteliğini değerlendirir.

İş Kazasında Sürekli İş Göremezlik Oranı Neden Önemlidir?

İş kazası sonucunda meydana gelen sağlık sorununun kalıcı olup olmadığı ve çalışanın meslekte kazanma gücünde ne ölçüde kayıp meydana geldiği tazminat hesabının en önemli unsurlarından biridir.
SGK tarafından, iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığının tespit edilmesi hâlinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmektedir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır:
SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik geliri ile işverenden talep edilebilecek maddi tazminat aynı şey değildir.
SGK’nın bağladığı gelir sosyal sigorta sisteminden doğan bir haktır. İşverene karşı açılan maddi tazminat davasında ise çalışanın uğradığı gerçek zarar, kusur ve diğer hukuki unsurlar ayrıca değerlendirilir. Bu ayrım iş kazası tazminat dosyalarında sıklıkla gözden kaçırılmaktadır.

İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

“İş kazası geçirdim, ne kadar tazminat alırım?” sorusunun tek bir rakamla cevaplanması mümkün değildir. İş kazası tazminat hesabında genellikle şu unsurlar dikkate alınır:
  • İşçinin yaşı,
  • Kazadan önceki gerçek geliri,
  • Mesleği,
  • Çalışma süresi,
  • Sürekli iş göremezlik oranı,
  • Geçici iş göremezlik süresi,
  • İşverenin ve varsa işçinin kusur oranı,
  • Kazanın çalışma hayatına etkisi,
  • Emeklilik ve aktif çalışma dönemine ilişkin hesaplamalar,
  • SGK tarafından yapılan ödemeler ve bağlanan gelir,
  • Olayın ölümle sonuçlanıp sonuçlanmadığı,
  • Destek gören kişilerin durumu,
  • Somut olayın diğer özellikleri.
Bu nedenle internet üzerindeki “yüzde 10 rapor = şu kadar TL”, “şu kadar maaş = şu kadar tazminat” şeklindeki basitleştirilmiş hesaplamalar hukuki açıdan güvenilir değildir. Tazminat hesabı çoğu dosyada aktüerya hesabı ve hukuki değerlendirme gerektirir.

İş Kazasında İşverenin Kusuru Nasıl Belirlenir?

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği bakımından yükümlülükleri oldukça geniştir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenin temel yükümlülükleri arasında risk değerlendirmesi yapılması, gerekli tedbirlerin alınması, çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, sağlık gözetiminin yapılması ve iş kazalarının kayıt ve bildiriminin gerçekleştirilmesi bulunmaktadır.
Örneğin;
  • Çalışana gerekli iş güvenliği eğitiminin verilmemesi,
  • Kişisel koruyucu donanım sağlanmaması,
  • Makinenin güvenlik sistemlerinin bulunmaması,
  • İşyerindeki tehlikelerin tespit edilmemesi,
  • Risk değerlendirmesinin gereği gibi yapılmaması,
  • İşin yeterli denetim olmadan yaptırılması,
  • Güvenli olmayan çalışma yöntemlerinin kullanılması,
kazanın oluşumunda işveren kusurunun değerlendirilmesine neden olabilir. Ancak işverenin kusurlu olup olmadığı yalnızca “kaza oldu” şeklindeki sonuca bakılarak belirlenmez. Somut olayın teknik özellikleri incelenir. Bu nedenle iş kazası dosyalarında kusur raporu son derece önemlidir.

İşçinin Kendi Kusuru Tazminatı Tamamen Ortadan Kaldırır mı?

Her durumda hayır. İşçinin kazanın meydana gelmesindeki davranışı, olayın oluşumundaki kusur durumu bakımından değerlendirilebilir. Ancak işçinin kusurunun bulunması, işverenin kendi kusur ve sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Örneğin işveren gerekli güvenlik tedbirlerini almamışsa ve işçi de kazanın meydana gelmesinde kusurlu davranmışsa, her iki tarafın kusuru somut olay üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle “işçi hatalıydı, hiçbir tazminat alamaz” şeklindeki genel yaklaşım doğru değildir.

İş Kazasında Sigortasız Çalışan Tazminat Alabilir mi?

Sigortasız çalıştırılmış olmak, tek başına iş kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminini imkânsız hâle getirmez. Burada iki farklı konu birbirinden ayrılmalıdır:
  1. Çalışanın SGK bakımından sigortalılık durumunun tespiti,
  2. İş kazası nedeniyle işverene karşı tazminat sorumluluğu.
Sigortasız çalıştırıldığını iddia eden işçinin öncelikle fiili çalışma ilişkisinin ve iş kazasının ispatlanması gerekebilir. Bu tür dosyalarda bordro kayıtları dışında;
  • Tanık anlatımları,
  • Banka kayıtları,
  • WhatsApp yazışmaları,
  • İşyerindeki kamera kayıtları,
  • İşe ilişkin belgeler,
  • Fotoğraflar,
  • Hastane kayıtları,
  • Kolluk kayıtları,
  • SGK kayıtları,
gibi deliller önem kazanabilir.

is-kazasi-tazminat-rehberi

Taşeron İşçisinin Geçirdiği İş Kazasında Kim Sorumludur?

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde sorumluluk yalnızca işçinin doğrudan çalıştığı alt işveren bakımından değerlendirilmez. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, asıl işverenin kendi işyeri bakımından iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin bulunduğunu ve alt işverenin çalışanlarına yönelik yükümlülüklerinin de ayrıca devam ettiğini belirtmektedir.
Bu nedenle taşeron işçisinin geçirdiği iş kazalarında hangi işverenlerin hangi hukuki sebeple sorumlu olduğunun ayrıca incelenmesi gerekir.

İş Kazası Ölümle Sonuçlanırsa Ne Olur?

İş kazasının ölümle sonuçlanması hâlinde yalnızca yaralanan işçinin değil, şartları oluştuğu takdirde hak sahiplerinin de çeşitli talepleri gündeme gelebilir.
SGK tarafından hak sahiplerine ölüm geliri bağlanması söz konusu olabilir. SGK, iş kazası sonucu ölüm hâlinde hak sahiplerine ölüm geliri bağlanması bakımından ayrıca belirli bir sigortalılık süresi veya prim günü şartı aranmadığını belirtmektedir.
Bunun yanında hak sahiplerinin, somut olayın koşullarına göre;
  • Destekten yoksun kalma tazminatı,
  • Manevi tazminat,
  • Diğer maddi zararlar,
için sorumlulara karşı dava açması gündeme gelebilir. Ölümle sonuçlanan iş kazaları özellikle kusur, destek ilişkisi ve aktüeryal hesaplama bakımından teknik dosyalardır.

İş Kazası Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak İş Mahkemesidir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi iş mahkemelerinin görev alanını düzenlemektedir. Aynı Kanun’un 6. maddesine göre iş kazasından doğan tazminat davalarında; davalının yerleşim yeri, işin veya işlemin yapıldığı yer ve ayrıca iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir. Bu düzenleme, iş kazası mağdurunun dava açacağı yer bakımından önemli bir kolaylık sağlamaktadır.

İş Kazası Tazminat Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Bu konuda özellikle dikkat edilmesi gereken bir istisna bulunmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi kapsamında birçok işçilik alacağı ve tazminat bakımından dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı hâline getirilmiştir.
Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edecek kişinin, her işçilik uyuşmazlığında olduğu gibi otomatik olarak “önce arabulucuya gitmek zorundayım” şeklinde düşünmesi doğru değildir.

İş Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

İş kazası tazminat davaları, sıradan ve yalnızca bir miktarın tahsiline yönelik davalar gibi değerlendirilmemelidir. Dosyada;
  • İş kazasının tespiti,
  • SGK kayıtları,
  • Kusur incelemesi,
  • Sağlık raporları,
  • Sürekli iş göremezlik oranı,
  • Tedavi süreci,
  • İşçinin gelir durumu,
  • Aktüerya hesabı,
  • Gerekirse tanıklar,
  • İş güvenliği konusunda bilirkişi incelemesi,
gibi birçok aşama bulunabilir. Bu nedenle dosyanın ne kadar süreceği hakkında yalnızca dava açılacak mahkemeye bakarak kesin bir süre vermek doğru değildir. Özellikle kusur veya maluliyet oranına itiraz edilmesi, yeni rapor alınması veya dosyanın istinaf/temyiz aşamasına taşınması hâlinde süreç uzayabilir.

İş Kazası Tazminat Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

İş kazası davalarında deliller dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Başlıca deliller şunlardır:
  • Sağlık kayıtları: Hastane kayıtları, epikriz raporları, ameliyat belgeleri, istirahat raporları, sağlık kurulu raporları, fizik tedavi kayıtları.
  • İşyerine ilişkin belgeler: İş kazası tutanağı, iş güvenliği eğitim belgeleri, risk değerlendirmesi, iş ekipmanlarına ilişkin belgeler, iş güvenliği uzmanı kayıtları, kamera görüntüleri, çalışma çizelgeleri.
  • Tanıklar: Kazanın nasıl meydana geldiğini, çalışma koşullarını ve işyerindeki güvenlik uygulamalarını bilen kişilerin anlatımları önem taşıyabilir.
  • SGK ve kolluk kayıtları: İş kazasının SGK’ya bildirilmesi, olay hakkında düzenlenen tutanaklar ve yapılan incelemeler dosyada önemli deliller arasında yer alabilir.

İş Kazası Tazminatında Zamanaşımı Var mı?

Evet. İş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı konusu oldukça önemlidir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi genel olarak haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yıllık ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren on yıllık süre öngörmektedir. Fiilin aynı zamanda suç oluşturması ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi bulunması hâlinde uzamış ceza zamanaşımı gündeme gelebilir.
İş kazası dosyalarında zamanaşımı konusunda Yargıtay uygulamasında da olayın niteliğine ve varsa ceza zamanaşımına göre değerlendirme yapılmaktadır. Bu nedenle “iş kazasının üzerinden 10 yıl geçmeden mutlaka dava açılır” şeklindeki basit yaklaşım da her olay bakımından yeterli değildir. Özellikle olayın aynı zamanda suç oluşturup oluşturmadığı ve ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca incelenmelidir. Zamanaşımı konusunda somut olay üzerinden tarih hesabı yapılması gerekir.(Kaynak: Borçlar Kanunu)

İş Kazası Davası Açmadan Önce Neler Hazırlanmalıdır?

Dava açmadan önce mümkün olduğunca kapsamlı bir dosya hazırlanması, sürecin daha sağlıklı yürütülmesini sağlar. Özellikle şu belgelerin bir araya getirilmesi faydalıdır:
  • İş sözleşmesi,
  • SGK hizmet dökümü,
  • İş kazası tutanağı,
  • SGK iş kazası kayıtları,
  • Hastane ve tedavi belgeleri,
  • Sağlık kurulu raporları,
  • İstirahat raporları,
  • Maaş ve ücret belgeleri,
  • Banka hesap hareketleri,
  • İşyerindeki fotoğraf ve videolar,
  • Kamera kayıtları,
  • Tanık isimleri ve iletişim bilgileri,
  • İş güvenliği eğitim belgeleri,
  • Varsa kolluk tutanakları,
  • Varsa SGK tarafından bağlanan gelir belgeleri.
Ancak tüm belgelerin bulunmaması dava açılamayacağı anlamına gelmez. Hangi delilin hangi iddianın ispatında kullanılacağı somut olay üzerinden belirlenmelidir.

Alanya’da İş Kazası Tazminat Davası

Alanya ve çevresinde meydana gelen iş kazalarında da temel hukuki süreç Türkiye genelindeki mevzuat çerçevesinde yürütülür. Ancak özellikle inşaat, turizm, taşımacılık, hizmet ve diğer yoğun çalışma alanlarında meydana gelen kazalarda olayın gerçekleştiği işyerinin çalışma koşulları, iş güvenliği tedbirleri ve işverenin denetim yükümlülükleri ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle Alanya İş kazası avukatı arayan bir kişinin yalnızca tazminat miktarını değil; iş kazasının SGK bakımından nasıl değerlendirildiğini, kusur durumunu, maluliyet oranını, delilleri ve zamanaşımı süresini birlikte değerlendirebilecek bir hukuki çalışma yürütmesi önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İş kazası geçirdim, işveren kazayı SGK’ya bildirmedi. Ne yapabilirim?
İşverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, olayın iş kazası niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. SGK kayıtları, sağlık belgeleri, kolluk kayıtları, tanıklar ve diğer deliller üzerinden olayın iş kazası olduğunun ortaya konulması mümkündür. İşverenin iş kazasını süresinde bildirmemesi ayrıca idari sonuçlar da doğurabilir.
İş kazası geçirdim ama işveren “kendi hatan” diyor. Tazminat alamaz mıyım?
Hayır. İşverenin bu yöndeki beyanı tek başına belirleyici değildir. Kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının teknik ve hukuki olarak değerlendirilmesi gerekir.
İş kazası nedeniyle rapor aldım. Bu rapor tazminat için yeterli mi?
Tek başına her zaman yeterli değildir. İstirahat raporu geçici iş göremezlik durumunu gösterirken, kalıcı çalışma gücü kaybının belirlenmesi bakımından farklı sağlık değerlendirmeleri gerekebilir.
İş kazası geçirdim, SGK bana sürekli iş göremezlik geliri bağladı. Ayrıca tazminat davası açabilir miyim?
SGK’dan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ile işverene karşı tazminat talebi birbirinden farklı hukuki sonuçlardır. İşverenin hukuki sorumluluğu ve çalışanın gerçek zararı ayrıca değerlendirilir. SGK, belirli koşullarda meslekte kazanma gücü kaybı en az %10 olan sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlamaktadır.
İş kazası nedeniyle manevi tazminat isteyebilir miyim?
Kazanın bedensel bütünlük üzerinde oluşturduğu zarar ve olayın diğer özellikleri dikkate alınarak manevi tazminat talep edilmesi mümkündür. Miktarın belirlenmesi somut olayın özelliklerine göre mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
İş kazasında işverenin hiç kusuru yoksa tazminat alınabilir mi?
İşverenin kusurunun bulunup bulunmadığı, somut olayın özellikleri ve uygulanacak sorumluluk hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle yalnızca işverenin “kusurum yok” şeklindeki savunması yeterli değildir. Dosyanın teknik inceleme ve deliller üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
İş kazası tazminat davasında avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır. Hukuken her durumda avukatla dava açma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak iş kazası tazminat davalarında kusur, maluliyet, aktüerya hesabı, SGK ödemeleri, zamanaşımı ve deliller gibi teknik konuların birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden profesyonel hukuki destek sürecin daha sağlıklı yürütülmesine yardımcı olabilir.
İş kazası davasında işveren dışında başka kişiler de sorumlu olabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre işveren dışında üçüncü kişilerin sorumluluğu da gündeme gelebilir. Özellikle işyerinde birden fazla işverenin, taşeronun veya başka kişi ve kuruluşların bulunduğu kazalarda her birinin olayla bağlantısı ve hukuki sorumluluğu ayrıca incelenmelidir.
İş kazası tazminatı ne kadar olur?
Bunun tek bir cevabı yoktur. Tazminat miktarı; yaş, gelir, maluliyet veya sürekli iş göremezlik oranı, kusur oranı, geçici iş göremezlik süresi, çalışma hayatına etkiler ve diğer zarar kalemlerine göre hesaplanır. Bu nedenle yalnızca “yüzde kaç rapor aldım?” bilgisiyle doğru tazminat hesabı yapılması mümkün değildir.
İş kazasının üzerinden birkaç yıl geçti. Hâlâ dava açabilir miyim?
Somut tarihler incelenmelidir. İş kazası tazminatlarında zamanaşımı kuralları uygulanır ve olayın suç oluşturup oluşturmadığı da süre bakımından önem taşıyabilir. Bu nedenle kazanın tarihi, zarar ve yükümlünün öğrenilme durumu ile olayın ceza hukuku bakımından niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

İş Kazası Tazminat Davasında En Sık Yapılan Hatalar

İş kazası sonrasında hak kaybına yol açabilecek bazı uygulamalar özellikle dikkat çekmektedir.
1. Kazayı hemen belgelememek
Kamera kayıtları silinebilir, tanıkların iletişim bilgileri kaybolabilir ve olayın çalışma koşullarını gösteren belgeler zaman içinde değişebilir.
2. Hastanede olayın nasıl gerçekleştiğini yanlış bildirmek
Sağlık kayıtlarında olayın iş kazası niteliğini desteklemeyen veya gerçeğe aykırı bir anlatım bulunması ileride ispat sorununa neden olabilir.
3. Sadece SGK ödemesine odaklanmak
SGK tarafından yapılan ödemeler ile işverenin hukuki sorumluluğu aynı konu değildir.
4. Tazminat miktarını internet hesaplamalarıyla belirlemek
İş kazası tazminatı; çok sayıda değişkenin bir arada değerlendirilmesini gerektirir. Basit internet hesaplamaları yalnızca genel fikir verebilir, hukuki dosyada kesin sonuç olarak kabul edilemez.
5. Zamanaşımını dikkate almamak
Tazminat hakkının var olduğunu düşünmek tek başına yeterli değildir. Hakkın hangi süre içinde kullanılabileceği de kontrol edilmelidir.

Sonuç: İş Kazası Sonrası Hak Kaybı Yaşamamak İçin Ne Yapılmalı?

İş kazası sonrasında hukuki sürecin doğru yönetilmesi, yalnızca dava dilekçesinin hazırlanmasından ibaret değildir. Öncelikle olayın gerçekten iş kazası olup olmadığı belirlenmeli; ardından SGK ve sağlık kayıtları incelenmeli, kazanın meydana gelmesinde hangi kişi veya kuruluşların sorumluluğunun bulunduğu araştırılmalı, kusur durumu ve sağlık sonuçları ortaya konulmalı ve tazminat hesabı somut verilere göre yapılmalıdır.
Özellikle ciddi yaralanma, kalıcı sağlık sorunu veya ölümle sonuçlanan iş kazalarında dava açmadan önce dosyanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü iş kazası tazminat davalarında yalnızca “kaza oldu” gerçeği değil; kazanın nasıl meydana geldiği, kimin ne ölçüde kusurlu olduğu, çalışanın ne kadar zarar gördüğü ve bu zararın hangi delillerle ispatlanabileceği belirleyicidir. İş kazası geçiren çalışanın veya hayatını kaybeden işçinin hak sahiplerinin, hak kaybına uğramamak için mümkün olan en erken aşamada olayın belgelerini toplaması ve hukuki durumunu değerlendirmesi doğru bir yaklaşım olacaktır.

İş Kazası Tazminat Rehberi – Kısa Özet

Konu Temel Bilgi
İş kazası bildirimi İşveren tarafından SGK’ya kural olarak kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirim yapılır.
Görevli mahkeme İş Mahkemesi
Yetkili mahkeme Davalının yerleşim yeri, işin yapıldığı yer ve iş kazası/zararın meydana geldiği yer ile işçinin yerleşim yeri bakımından kanunda öngörülen yetki kuralları uygulanır.
Zorunlu arabuluculuk İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.
Maddi tazminat Zararın niteliğine göre kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve diğer bedensel zararlar değerlendirilebilir.
Manevi tazminat Kazanın kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğü üzerindeki etkileri dikkate alınarak değerlendirilir.
Sürekli iş göremezlik geliri SGK bakımından meslekte kazanma gücü kaybının en az %10 olması hâlinde şartları varsa bağlanabilir.
Tazminat hesabı Yaş, gelir, kusur, iş göremezlik oranı ve diğer somut veriler dikkate alınır.
Zamanaşımı Somut olayın özelliklerine göre TBK ve gerekiyorsa uzamış ceza zamanaşımı hükümleri değerlendirilir.

Bir yanıt yazın