• +90 546 684 12 34
  • aysundelikanli@gmail.com
  • Hacet Mahallesi, Canlılar Sokak, Şifalar Plaza No:5 Kat:4 Daire:10, Alanya/Antalya

Şirketler İçin Ticari Sözleşmeler: Hazırlama ve İnceleme Sürecinde Dikkat Edilecek Noktalar

Şirketlerin günlük faaliyetlerinin önemli bir bölümü sözleşmelere dayanır. Satış, hizmet, tedarik, eser, kira, distribütörlük, gizlilik veya iş birliği sözleşmeleri yalnızca ticari mutabakatı belgelemekle kalmaz; tarafların hak ve yükümlülüklerini, risklerin nasıl paylaşılacağını ve uyuşmazlık hâlinde hangi kuralların uygulanacağını da belirler.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur. Kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmelerin geçerliliği belirli bir şekle bağlı değildir. Bununla birlikte bazı sözleşmeler bakımından kanunun aradığı özel şekil şartları bulunabilir. Bu nedenle bir sözleşmenin yalnızca içeriği değil, hangi şekilde kurulması gerektiği de somut işlem bakımından ayrıca incelenmelidir.

Şirketlerin sözleşme süreçleri, Şirketler İçin Kurumsal Hukuki Danışmanlık Rehberi kapsamında değerlendirilmesi gereken temel başlıklardan biridir.

Sözleşmenin Tarafları ve İmza Yetkisi

Bir ticari sözleşmede ilk kontrol edilmesi gereken konulardan biri, tarafların doğru şekilde tanımlanması ve sözleşmeyi imzalayan kişilerin temsil yetkisidir. Şirket unvanı, MERSİS veya ticaret sicili bilgileri, adres ve vergi bilgileri doğru yazılmalıdır.

Şirket adına imza atan kişinin temsil yetkisinin kapsamı da önemlidir. Temsil yetkisinin birlikte imza, sınırlı yetki veya belirli işlemlere özgü yetkilendirme içerip içermediği ticaret sicili kayıtları ve şirket içi kararlarla birlikte değerlendirilmelidir. Yetki konusu özellikle yüksek tutarlı veya uzun süreli sözleşmelerde sonradan ortaya çıkabilecek geçerlilik ve sorumluluk tartışmalarının önüne geçilmesi bakımından önem taşır.

Sözleşmenin Konusu ve Edimlerin Açık Belirlenmesi

Tarafların neyi, ne zaman ve hangi koşullarla yerine getireceğinin açık yazılması gerekir. Hizmetin kapsamı, ürünün teknik özellikleri, teslim yeri ve süresi, kalite kriterleri, kabul prosedürü ve tarafların ek yükümlülükleri mümkün olduğunca belirsizliğe yer vermeyecek biçimde düzenlenmelidir.

Özellikle teknik veya sürekli hizmet ilişkilerinde, yalnızca genel ifadeler kullanılması ileride “hangi hizmetin sözleşme kapsamında olduğu” konusunda uyuşmazlık yaratabilir. Bu nedenle gerektiğinde teknik şartname, fiyat listesi, hizmet seviyesi veya iş programı gibi ek belgeler sözleşmenin ayrılmaz parçası hâline getirilebilir.

Ücret, Ödeme ve Fiyat Değişikliği Hükümleri

Ticari sözleşmelerde ücretin veya bedelin nasıl hesaplanacağı, ödeme tarihleri, fatura süreci, para birimi, vergiler ve gecikme hâlinin sonuçları açıkça düzenlenmelidir.

Uzun süreli sözleşmelerde fiyat güncelleme mekanizmasının bulunup bulunmadığı ayrıca önem taşır. Tarafların fiyatı tek taraflı değiştirme yetkisi, endeksleme yöntemi veya yeniden müzakere şartları düzenlenirken Türk Borçlar Kanunu’nun emredici hükümleri ve genel işlem koşullarına ilişkin sınırlamalar dikkate alınmalıdır.

Sözleşmeye Aykırılık, Sorumluluk ve Ceza Koşulu

Taraflardan birinin yükümlülüğünü hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi durumunda uygulanacak sonuçların önceden belirlenmesi uyuşmazlık yönetimini kolaylaştırabilir. Gecikme, ayıplı ifa, eksik teslim veya gizlilik ihlali gibi hâller için tazminat, sözleşme cezası veya başka sonuçlar öngörülebilir.

Ancak sözleşme hükümlerinin kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olmaması gerekir. Türk Borçlar Kanunu m. 26 taraflara sözleşmenin içeriğini kanuni sınırlar içinde belirleme özgürlüğü tanırken, m. 27 bu özgürlüğün sınırlarını düzenler.

Fesih ve Sözleşmenin Sona Ermesi

Sözleşmenin hangi hâllerde sona ereceği, olağan fesih için bildirim süresi bulunup bulunmadığı, haklı nedenle derhal fesih sebepleri ve fesih sonrasında devam edecek yükümlülükler ayrıca düzenlenmelidir.

Özellikle sürekli ticari ilişkilerde fesih hükmünün hiç bulunmaması veya çok genel yazılması, tarafların sözleşmeden nasıl çıkabileceği konusunda belirsizlik yaratabilir. Fesih sonrası teslim, ödeme, bilgi iadesi, gizlilik veya rekabet yükümlülüklerinin devam edip etmeyeceği de sözleşmenin niteliğine göre ele alınmalıdır.

Gizlilik, Ticari Sırlar ve Kişisel Veriler

Şirketler arasındaki sözleşmeler sırasında müşteri verileri, çalışan bilgileri, fiyatlandırma, teknik bilgiler veya ticari sırlar paylaşılabilir. Bu nedenle gizlilik hükümleri ile kişisel verilerin işlenmesine ilişkin düzenlemeler birbirinden ayrılarak ele alınmalıdır.

Kişisel veri işleme faaliyeti varsa, sözleşmedeki hükümler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki fiilî süreçlerle uyumlu olmalıdır. Şirketlerde kişisel veri süreçlerine ilişkin ayrıntılar ayrıca Şirketlerde KVKK Uyum Süreci başlıklı rehberde ele alınmaktadır.

Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi ve Yetki

Ticari sözleşmelerde uyuşmazlık hâlinde uygulanacak hukuk, görevli ve yetkili mahkeme, tahkim veya arabuluculuk gibi yöntemler değerlendirilebilir. Ancak tarafların sözleşmeye yazdığı her yetki veya uyuşmazlık çözüm kaydı her durumda aynı sonucu doğurmaz. Görev, kesin yetki ve dava şartı arabuluculuk gibi konular kanundan kaynaklanabilir.

Bu nedenle uyuşmazlık çözüm maddesi, tarafların tacir olup olmadığı, sözleşmenin niteliği ve ilgili özel mevzuat dikkate alınarak hazırlanmalıdır.

Sonuç

Ticari sözleşmeler şirketlerin faaliyet alanına, işlem hacmine ve taraflar arasındaki ilişkiye göre farklı hukuki riskler taşır. Standart bir sözleşme örneğinin her ticari ilişkiye aynı şekilde uygulanması, somut ilişkinin ihtiyaçlarını karşılamayabilir.

Sözleşme hazırlama, inceleme ve şirketlerin diğer hukuki süreçleri hakkında genel çerçeve için Şirketler İçin Kurumsal Hukuki Danışmanlık Rehberi incelenebilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir sözleşmenin hukuki sonuçları tarafların durumu, sözleşmenin türü ve yürürlükteki mevzuata göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Resmî Kaynaklar

Bir yanıt yazın